|
Dil Eğitimi
Ocak 2003’te üniversiteyi bitiriyordum ve askere gitmeden
önce dil eğitimimi tamamlamaya karar verdim. Globalleşen
dünyada yabancı dil bilmenin özellikle İngilizce bilmenin
önemi ortadadır. Ocak sonu gitmeyi planladığım için eylül
ayında araştırmalara başladım. Öncelikle nereye gitmek istediğime
karar vererek işe başladım. Yıllardan beri nerdeyse kültürlerini
özümsediğimiz Amerika’ya gitmeye karar vermiştim.
Araştırmaya başladığımda dil kursu için önüme çıkan binlerce
seçeneği görünce kafam çok karıştı ve tam bir çıkmazın içine
girdim. Kataloglardan, internet sitelerindeki sığ bilgilerden
ve kursların ilgi çekmek için koydukları güzel kız resimlerinden
okul seçmek neredeyse imkansızdı. Bu yüzden çemberi daraltmak
için öncelikle gitmek istediğim bölgeyi, kalacağım zamanı
ve elimdeki maddi olanakları göz önüne alarak birçok okulu
eledim. Kalan okullar üzerinde de daha detaylı bilgiler
almaya çalıştım. 3-4 ay gibi kısa süre için gidildiğinde
lisanın iyi derecede gelişemeyeceğinin bilincinde idim.
Fiyatları da incelediğimde akademik programların kısa dönem
programlarına göre daha hesaplı olduğunu gördüm ve akademik
program yani 8 aylık bir kursa gitmeye karar verdim. Ayrıca
aile yanı konaklamanın diğer konaklama seçeneklerine göre
daha hesaplı olduğunu gördüm ve ailenin lisan gelişimine
etkisini düşünerek aile yanı konaklamayı tercih ettim. Sonuç
olarak Boston Dean College’ı seçtim.
Gitme zamanı geldiğinde çok heyecanlıydım. Önce New York’a
oradan Boston’a sonra karayoluyla kalacağım ailenin yanına
gidecektim. Uçak New York’a indiğinde daha da heyecanlıydım.
Yıllardır filmleriyle büyüdüğümüz o özgürlükler ülkesine
gelmiştim. Havaalanında az İngilizce’mle doğru uçağı bulma
mücadelemle birlikte macera başlamış oldu. Doğru uçağı buldum
ve bir şeyleri başarmanın gururu ile Boston’a uçtum. Boston’a
ulaştığımda yerdeki karın yüksekliğini görünce şok oldum.
Bu şehrinde son 50 yılın en sert kışının yaşayacağı tutmuştu.
Taksiye binip Boston’un biraz dışındaki Milford isimli kasabaya
geldim. Yanında kalacağım ailenin evine geldiğimde giderek
artan heyecanım artık son safhasına gelmişti. Aile beni
çok sıcak bir şekilde karşıladı ve zor da olsa iletişim
kurmaya çalıştık. Evi ve odaları çok beğendim. Düşündüğümden
çok daha güzel bir evdi. Fakat en yakın komşunun uzaklığı
yaklaşık 150 metre idi. Kaldığım ilk gece uyuyamadım ve
ne işim vardı da karda kışta buralara geldim diye kendime
kızıp durdum.
Ertesi gün okula gittim. Okulun ve evin bulunduğu yer çok
küçük bir kasabada idi. Gelmeden önce hayalini kurduğum
o eğlenceli şaşalı hayat burada yoktu ve beni hayal kırıklığına
uğratmıştı. Kasabaların çok küçük olması ve insanların biraz
soğuk olması da eklenince çok sıkıntılı anlar yaşadım. En
azından bir Türk arkadaş bulmak için yaptığım çalışmalar
boşaydı. Orada olma sebebimi ve hedeflerimi düşünerek bu
sıkıntılı anlara katlanıyor, gündüz okuldan maksimum düzeyde
eğitim almaya ve akşamları aile ile mümkün olduğunca diyalog
kurmaya çalışıyordum. İlk iki aydan sonra her şeye alıştım.
Aile ile ilişkilerimiz çok iyi bir seviyeye gelmişti. Onların
bütün arkadaşları ve akrabaları ile tanıştım. Çektiğim sıkıntılara
değmiş ve çok güzel bir sosyal hayat oluşturmuştum. Bu gelişmeler
de lisan gelişimini oldukça pozitif yönde etkiledi.
5. ayın sonunda ailenin bir parçası ve okul yönetimini sürekli
rahatsız eden bir öğrenci olmuştum. Kurs süresinin tamamlanmasına
3 ay kala orada çok mutlu olduğum halde yeni bir maceraya
atılmak, yeni insanlar tanımak ve başka bölgeleri görmek
için okulun Los Angeles şubesine geçiş yapmaya karar verdim.
Zaten Boston ve çevresini özellikle New York’u hafta sonları
fırsat buldukça gezip görmeye çalışıyordum. Los Angeles’a
geçiş için okulla görüştüm ve gereken işlemleri tamamladım.
Geçiş için ek bir masraf ödemek de gerekmiyordu. Orada da
aile yanında kalacaktım. Hüzünlü bir vedanın ardından Boston’dan
Los Angeles’e hareket ettim. LA’a geldiğimde çok şaşırmıştım.
Sanki başka bir ülkeye gelmiştim. Çok farklı insanlarla
ve kültürle karşılaştım. Yeni okula ve aileye kısa zamanda
alıştım. Kesinlikle söylemeliyim ki yeni insanlar ve mekanlar
lisan gelişimine çok büyük katkılar sağlıyor. Kaldığım süre
boyunca Las Vegas ve San Diego şehirlerini gezip görme imkanı
buldum. Burada 3 aylık bir eğitimden sonra NY ve Boston’u
tekrar ziyaret edip arkadaşlarımı ve eski evimi ziyaret
ettim. Kesinlikle anladım ki orada her zaman için bana yardımcı
olacak çok kalıcı dostluklar kurmuşum.
Sonuç olarak hayatım boyunca unutamayacağım her açıdan hayat
tecrübesi kazandığım, farklı kültürleri tanıdığım, hayata
bakış açımın tamamen değiştiği, Türkiye’ye dışardan bakıp
ülke olarak eksiklerimizi gördüğüm, lisan açısından istediğim
seviyelere ulaştığım bir 8 ay yaşamıştım. Gitmeden önce
yapacağım masrafları düşündüğümde canım sıkılıyordu, gideceğim
kursun buna değip değmeyeceğini düşünüyordum. Yukarıda da
saydığım gibi kazandığım şeyler lisan ile sınırlı olmayıp
daha önemliydiler. Keşke daha uzun bir program ayarlayıp
öyle gidebilseydim. Şimdi geçirdiğim günleri düşündüğümde
orada tek Türk olarak çektiğim sıkıntıların bile ne kadar
güzel olduğunu anlıyorum.
ABD’de dil eğitimi düşünenler çekinmeden benimle irtibat
kurabilirler: sekotan20@hotmail.com
SERKAN TAN
Kimya Mühendisi
Amerika Fatihi
Araştırmacı Yazar
|